![]() |
|
|||||||
iskeleden görulen ![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
![]() Çekmecelerde saklanan yüzler, Gülümseyerek geceye karıştılar. Yalan olmuş yaşanmışlar, Boy verdiler topraktan... Göz yaşlarımla suladım. Geriye dönemedim, yeniden dün olmadı. Yılları sayamadı, parmaklarım titredi. Çocukluğum mutlu, yaşlılarım gençti... Sağlıklı, sıhhatliydi ölülerim. Bir gül bitti topraktan, içini çekti. Acımasızdı zaman... Geçip gitti aynalardan... Bedelini ödedim öğrendiklerimin. Acıları yüceltip, Mutluluğu küçümsedim. Her gün, yeni bir sözcük ekledi yüreğim eksik cümlelerine... En değerli sözcükleri, anlamsız paragrafların arkasına gizledim. Bendeydi kabahatin büyüğü, Güneşi lanetledikçe çoğaldı karanlıklar... Gölgede görünmez, Gölgede üzülmezdim. Korktuğumu uzun süre bilmedim. Çetrefilli yolları tercih etti yüreğim... Dalgalı denizleri... Başı dumanlı dağları... Yolların sonunda, Kayalıkların üstünde, Zirvenin kıyısında buldu aradığını... Yaşımı da gamımı da sevdim. Kadrini bildim insanların, Görünmeyeni gördüm. Kavgaların en büyüğü içimdeydi, Zafer çığlıkları attığımda yenildim. Körleştiğim de oldu, Kayıplarımın yanında sönük kaldı kazançlarım. Çaresiz bıraktım umutlarımı, Hayallerimi öksüz... Kaldığı yerden devam etse de, Yeniden başlamaz sandım hayatı... Kalemim kırıldı bir gün... Sözlerin bittiği yerdeydi ölüm... Son bir çığlık attı batmadan güneş, Dağların ardına düştü. Yeniden doğmaz sandım. Yanıldım! Şimdi, Cahit Sıtkı'nın bir şiirle taçlandırdığı yaştayım. Ve her yıl yazdığım bir yazının ortasında... Dayımın öldüğü, Annemin 5 çocukla uğraştığı yaşta... Ne yaşlı, ne gencim, Ne fıkır fıkır, ne içi geçmiş, Ne mazi, ne gelecekle işi bitmiş. Acaba, harcadığım yılların mı, yaşadıklarımın sayısı mı 35? Ya da yüreğimdeki yaraların. Belki, sabahlara varan gecelerin toplamı; Gülümsediğim, ağladığım anların... Yaktığım gemilerin, kurduğum köprülerin... Yutkunduğum, haykırdığım sözcüklerin... Attığım kadar kolay çözülmeyen düğümlerin... Neyse ki, Merhabalarım kadar olmadı vedalarım, Kahkahalarım hıçkırığa her zaman dönüşmedi. Hep kıyısından döndüm uçurumların... Acıyla yatıp, hasretle uyansam da, yanarken gülümsemeyi öğrendim. Yaşamak, serin sular düşlerken, ateşten bir denize dalmaktır belki... Acıdır kulaç atmanın nedeni; ya kaçmak, ya çekmek isteğidir ilerlemeni sağlayan. Her koşulda, umudun serinlemektir. Uçsuz bucaksız bir kumsal, çığlık çığlığa martılar, yüzünü okşayan ılık bir rüzgardır beklediğin. Ve kumun üzerinde, yepyeni, taptaze ayak izleri; seni huzura, mutluluğa, adım adım yaklaştıran... Belki bir iskele, Alev alev yanan denizi seyrederken üstünde zaferle gülümsediğin... Şu an, daha önce çıkmadığım bir iskeledeyim. Ve çakır keyif gülümsüyor yüreğim, kadehleri devirmeden. Boşa geçmedi ömrüm; sevmeden, sevilmeden! Nazan Danacıoğlu
--------------İmza--------------
Yorum yazarken lütfen; * Düzgün bir Türkçe kullanınız! * Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız! * İnsanları rencide edici ithamlarda bulunmayınız! [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekir. ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ...] |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| görulen, iskeleden |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|