forumseker - seker gibi forum  

Go Back   forumseker - seker gibi forum > Edebiyat / Kültür / Sanat > Dilimizi Doğru Kullanalım

Dilimizi Doğru Kullanalım Türk Dili'nin doğru kullanımı, yapılan hatalar, çözüm önerileri ...


AtatÜrk' Ün tÜrk dİlİ İle İlgİlİ sÖyledİklerİ

Konu içeriği: Türk milletinin dili Türkçe'dir Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildirOnun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, ...

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-26-2010, 03:52 AM   #1
Kullanıcı Profili
Tek Tabanca
 
yesim434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.036
Konular: 614
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Puan Grafiği
Rep Puanı:14
Rep Gücü:4
RD:yesim434 is on a distinguished road
Ek Bilgiler
Standart AtatÜrk' Ün tÜrk dİlİ İle İlgİlİ sÖyledİklerİ



Türk milletinin dili Türkçe'dir Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildirOnun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor Türk dili Türk milletinin, kalbidir, zihnidir 1929


Türk dili zengin, geniş bir dildir Her kavramı ifade kabiliyeti vardır Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde çalışmak lazımdır 1930


Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir Dilin milli ve zengin olması, milli duygusunun gelişmesinde başlıca etkendir Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil bilinçle işlensin Ülkesini yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır 1930



Türk dilinin kendi benliğine, aslında güzellik ve zenginliğe kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın dikkatli, ilgili olmasını isteriz 1932


Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi içn her yayın vasıtasından faydalanmalıyız Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hale getirmeliyiz 1938


Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel mutlaka Türkçe konuşmalıdır Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz 1931


Milli bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz
Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında egemen ve esas kalacaktır 1933



yesim434 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-26-2010, 03:53 AM   #2
Kullanıcı Profili
Tek Tabanca
 
yesim434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.036
Konular: 614
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Puan Grafiği
Rep Puanı:14
Rep Gücü:4
RD:yesim434 is on a distinguished road
Ek Bilgiler
Standart


İsterseniz Kuralları Bir Daha Gözden Geçirelim Ne Dersiniz ?

Hece: Ağzımızın bir hareketiyle çıkan seslere HECE denir
Kelimeler hecelerden, heceler harflerden meydana gelir A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü derken ağzımızı bir kez açıp kapatıyoruz Aynı şekilde "al, bal, çal, kol, il, öl" derken ağzımızı bir kez açıp kapatıryoruz

Türkçede heceler şöyle meydana gelmiştir

Bir tek sesli (ünlü) harften meydana gelen heceler: a, e, ı, i, o, ö, u, ü
Bir sesli, bir sessiz harften meydana gelen heceler: al, at, ak, ay
Bir sessiz, bir sesli, bir sessiz harften meydana gelen heceler: bel, bol, kal, gel
Bir sesssiz, bir sesli harften meydana gelen heceler: ba, da, ka, la
Bir sesli, iki sessiz harften meydana gelen heceler: alt, üst, ırk
Bir sessiz, bir sesli, iki sessiz harften meydana gelen heceler: kurt, yurt, Türk
Dilimizdeki heceler en az bir, en çok dört harfli olurlar

Heceler tek başlarına anlamsızdırlar Yalnız bazı heceler kelime olarak kullanılır Bu kelimeler anlamlıdır bal, bel, kol, dal, çal, yal, hal, Türk, kürk


HARF - KAYNAŞTIRMA HARFLERİ - ÜNLÜ DÜŞMESİ - ULAMA

Harf: Ağzımızdan çıkan sesleri yazıda göstermek için kullanılan işaretlere HARF denir
Alfabemizde 29 harfin 8 i sesli (ünlü), 21 i sessiz (ünsüz) dür Sessiz harfleri sesli harfler yoluyla söyleyebilmekteyiz
Sesli harfler de kalın ve ince sesliler olmak üzere ikiye ayrılırlar:

Kalın Sesliler: a, ı, o, u
İnce Sesliler : e, i, ö, ü

Kaynaştırma Harfleri: Dilimizde sesli ile biten bir kelimeye sesli ile başlayan bir ek geldiğinde araya "y, ş, s, n" harflerinden biri girer Bu harflere kaynaştırma hafrleri diyoruz Bu harfleri "yaşasın" kelimesinde geçen sessiz harflere bakarak kolayca anlayabiliriz
oku - y - acak ___ okuyacak
yaz - acak - s - ınız ___ yazacaksınız iki - ş - er ___ ikişer
kare - n - in ___ karenin

Ünlü düşmesi: Dilimizde iki heceli bazı kelimeler, belli ekler aldıklarında ikinci hecedeki ünlülerini düşürürler:
ağız
alın
beyin
karın Ağzını sonuna kadar açtı
Alnına ıslak bez koyunca ateşi biraz düştü
Şekildeki insan beynini inceleyiniz
Karnı çok acıkmış olmalı

Ulama: Dilimizde cümleler okunurken kelimelerin sonlarında bulunan sessizler, kendilerinden sonra gelen kelimelerin ilk harfi sesli ise bu sesliye bağlanarak okunurlar
Emanet_eşeğin yuları gevşek olur
Geniş_ovayı seyre daldı
Elbisenin_ütüsü bozulmuş Emane - teğeğin yuları gevşek olur
Geni - şovayı seyre daldı
Elbiseni - nütüsü bozulmuş

BÜYÜK SES (ÜNLÜ) UYUMU


Herhangi bir kelimenin Türkçe olup olmadığını anlamak için arayacağımız ilk özellik büyük ünlü kuralına uyup umadığıdır
kiralamak __ ki - ra - la - mak __ İnce sesli ile başlamış, kalın sesli ile bitmiş uymaz
merdiven __ mer - di - ven __ Büyük Ünlü Uyumuna uyar

İstisnalar:

Ses değişikliğine uğrayan kelimelerde bu kural aranmaz (elma - alma, anne - ana, kardeş - kardaş, hangi - kangı)
Birleşik kelimelerde bu kural aranmaz (ağabey, gecekondu, başöğretmen, delikanlı)
Türkçeye yabancı dillerden giren kelimelerde kural aranmaz (Cumhuriyet, misafir, otobüs, televizyon, cami)
-yor, -ken, -ki, -leyin, -imtırak, -daş eklerinde bu kural aranmaz (ekşimtırak, sabahleyin, sonraki)
KÜÇÜK SES (ÜNLÜ) UYUMU


Sesli harfler ağzımızdan çıkış durumlarına göre bazı özellikler taşır

DÜZ-GENİŞ
a, e

DÜZ -YUVARLAK

o, ö

DAR-DÜZ

ı, i

DAR-GENİŞ

u,ü


Düz Sesliler : a, e, ı, i
Yuvarlak Sesliler: o, ö, u, ü

Dar Sesliler : ı, i, u, ü
Geniş Sesliler : a, e, o, ö

Türkçede bir kelimenin ilk hecesindeki sesli harf:

Düz ise, sonra gelen hecelerin ve eklenen eklerin de düz olur
Yuvarlak ise, sonra gelen hecelerin ve eklenen eklerin de seslileri ya düz - geniş veya dar - yuvarlak olur
Kelimenin ilk hecesinde "a" varsa, daha sonraki hecelerde de "a" veya "ı" bulunur: kadın, kalın, adam, aman


"e" den sonra "e" veya "i" gelir: elek, eşit, erik, esen
"ı" den sonra "a" veya "ı" gelir: kırık, çıkık, kımız, kısa, kına
"i" den sonra "e" veya "i" gelir: çilek, kiriş, çiçek, biniş
"o" den sonra "a" veya "u" gelir: kova, koru, sopa
"ö" den sonra "e" veya "ü" gelir: ölüm, örgü, sopa
"u" den sonra "a" veya "u" gelir: kuyu, kuzu, kuşak, kulak
"ü" den sonra "e" veya "ü" gelir: üzüm, üzgün, güzün, üzmek



yesim434 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-26-2010, 03:54 AM   #3
Kullanıcı Profili
Tek Tabanca
 
yesim434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.036
Konular: 614
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Puan Grafiği
Rep Puanı:14
Rep Gücü:4
RD:yesim434 is on a distinguished road
Ek Bilgiler
Standart


SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI

Sert sessizle biten kelimelere, sessiz harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde, şayet ekin ilk harfi yumuşak sessizlerden b, c, d, g ise bu harfler sertleşerek p, ç, t, k şeklinde eklenirler bu kurala SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI KURALI denir
Genellikle trkçe kelimelerin sonlaında yumuşak sessizlerden b, c, d, g bulunmaz Bu kurala uymayan bazı kelimeler de vardır Ancak bu çeşit kelimelere kural dığı kelimeler denir Buna göre kelime sonunda sözü edilen yumuşak sessizlerin yerine sertleri bulunur

kitab - kitap, ağac - ağaç, tad - tat, kabag - kabak

Bu durumda şayet bir kelimenin sonunda p, ç, t, k harflerinden biri gelmişse ve bu kelimeye sesli harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde:

p sert sessizi yumuşar b olur :
ç sert sessizi yumuşar c olur :
t sert sessizi yumuşar d olur :
k sert sessizi yumuşar ğ olur : dolapı değil dolabı
ağaçı değil ağacı
tatı değil dadı
kabakı değil kabağı

Ancak bu kurala uymayan bazı durumlar vardır:

Bazı tek heceli kelimelerin sonlarına gelen sert sessizler, sesli harfle başlayan bir ek alsalar bile yumuşamazlar Aynen yazılırlar Ben ata binmeyi çok severim İkinci kata varınca beni bekle
p, ç, t, k harfleriyle biten, yabancı dillerden dilimize girmiş birçok kelime sesli harflerle başlayan bir ek aldıklarında değişikliğe uğramazlar Bu kelimelerin sonundaki sert sessizleryumuşamaz Cumhuriyeti gençlik koruyacaktır Türkler esareti kabul etmezler İnsan, saadeti evinde aramalıdır
p, ç, t, k harfleriyle biten özel isimler, sonlarına ünlü ile başlayan bir ek alsalar da bu kelimeler aynen kalır Mehmet'i öğretmen çağırdı Recep' in başarısı gurur verici

Sert sessiz harflerden "p, ç, t, k, h, s, ş, f" biriyle biten kelimelere "c, d, g" süreksiz yumuşak sessizlerden biriyle başlayan bir ek geldiğinde eklerin başındaki ünlsüzler sertleşir Bu kurala SERT ÜNSÜZLERİN BENZEŞMESİ KURALI denir

c - ç

kitap + cı __ kitapçı
sabah + cı __ sabahçı


d - t

yarış + dı __ yarıştı
sokak + da __ sokakta


g - k

coş + gun __ coşkun
piş + gin __ pişgin
VURGU VE TONLAMA


VURGU: Konuşurken veya bir parçayı okurken, bazı heceleri veya kelime gruplarını üztüne basarak söyleriz veya okuruz Bu söyleyiş özelliğine VURGU denir
Kelimelerde Vurgu: Türkçe kelimelerde genellikle hafif bir vurgu vardır Genelde kelimelerin son hecesinde görülür Yalnız yer isimlerinde vurgu ilk veya orta hecededir: Ankara - İzmit - Tokat - Sakarya gibi

Örnek: Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Kelimelere ek eklendiğinde, vurgu son heceden bu eke geçer: Du - va - rı, du - va - ra, du - var - da

Kelimelerde Vurgu Alan ve Almayan Ekler

Kelime türeten ekler vurgu alır Gözlük, gözlükçü, Güzellik, kömürcü
İyelik ekleri vurguyu kendine çeker: Kitabım, kitabın, kitabı, kitabımız, kitabınız, kitapları
Soru eki olan "mi" vurgulu söylenmez Bu kitap senin ki?

Cümlelerde Vurgu: Genellikle cümlelerde vurgu yüklem olan kelimenin üzerindedir Ancak cükledeki kelimelerin anlam değeri birbirine eşit değildir Üzerinde durulan kelime, yükleme yakın bir kelimedir

Örnekler:
Ahmetler, yarın saat dörtte İzmir'e gidecekler
Ahmetler, yarın sat dörtte izmir'e uçakla gidecekler
Ahmetler uçakla İzmir'e yarın saat dörtte gidecekler
YArın saat dörtte İzmir'e uçakla Ahmetler gidecekler

TONLAMA: Cümlelerin söylenişi sırasında, sesimizi cümlelerin anlamına göre ayarlamaya TONLAMA denir

Cümlelerde Tonlama: Cümleleri yalnızca düzgün yazmak yeterli değildir Okurken ve konuşurken cümleleri anlamlarına uygun biçimde söylemek, konuşmayı güzelleştirir Okunan parçanın özelliğine göre vurgu kullanılır



yesim434 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-26-2010, 03:55 AM   #4
Kullanıcı Profili
Tek Tabanca
 
yesim434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.036
Konular: 614
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Puan Grafiği
Rep Puanı:14
Rep Gücü:4
RD:yesim434 is on a distinguished road
Ek Bilgiler
Standart


TÜRKÇE KATLİAMI

Beyninizde peydahlanan notaları bir kâğıda geçirip, dinlenilmesinin zevk ve lezzetine doyulamayan bir beste yaratmak ne ise, ben, Türkçe yazmak ve konuşmak da öyledir diye inanmışımdır Bu meşakkatli zirveye tırmanmak öylesine güç ki, kırk küsur yıl var, hayallendiğim böylesine bir besteye henüz imza atamamışımdır
Ve acı bile olsa itiraf şart:
Biz, bu ifade zenginliği, ahenk ve musikî hazinesi dediğimiz besteye kulaklarımızı tıkamışızdır Onu unutmak bir tarafa, hatta inkâra bile cür’et etmişizdir Ve bırakınız farklı nesillerin birbirlerini anlamadıklarını, ama aynı kuşağın insanları olarak da, birbirimize sağırlaşmaya ve yazıp dillenişimizden artık tat almamak noktasına çakılıvermişizdir
Dil ki, Ebed-Müddet oluşun tek beka şartıdır O hâlde, neden bu cinayet, bu intihar ve bu millî tebahhur edişin köklerindeki sebepler?
Bu suale ya bir cevap verilecek ve reçetesi yazılacak ya da şüphe etmeyiniz elli sene sonra, Türkçe’yi konuşmak ve öğrenmek için ithal malı aydınlara muhtaç olacağız
Bir Sitem

Yıllar boyu, imtihan dönemlerinde fakültedeki çocuklarıma hep aynı sitemde bulundum Yazdıkları ve en kaba şekli ile doldurup verdikleri kâğıtlardaki “Mühmel” liğe bakıp bakıp:
- Çocuklar dedim, hayatınızda hiç mi bir aşk mektubu yazmadınız? Hani, kâğıtta itina ve temizlik bir tarafa, insan o aşk mektubunun kelimelerini ararken bir lâhza düşünür En tesirli yumuşak ve musikîleşen sözleri seçer Oysa şu kâğıtlarınıza bakınız Türkçe yok Sentaks namevcut İfade mantığı kayıplara karışmış Yani güzelim Türkçe’yi koydunsa bir yere şayet, ara ki bulasın
Çokluk bu serzenişi anlatamadım bile Sonra kırk küsur yıl gazete sekreteryasındaki mücadele Yanlış kelime kullanmamak Bir tebliğ güzelliği taşıyan haber ve makalelerde Türkçe’nin taçlanışı Çokluk boşuna ümitlenmişimdir O günden bu yana Türkçe’miz, ıslak avuçlarımızdan kayan bir sabun Yahut kraterden indifa eder etmez aşağılara doğru, rastladığı her şeyi yok ederek nehirleşen bir lav cehennemi misali, Türkçe’mizin harabiyata teslimine şahit olmuşumdur
Bereket, bir avuç Alp-eren ruhlu Türkçe ve Türk Dili sevdalılarına, Türk Edebiyatı ve illerde, ilçelerde yayınlanan edebiyat ve sanat dergilerine Bereket, az bile olsa yayınlanan eserlere ve söz, kalem nuru sahiplerine
Okumadan Âlim
Türkiye’de iken sık sık kullandığım bir deyişi, burada Avrupa’da beş yıldır yüzlerce defa karşı karşıya konuştuğumuz dostlara da söylüyorum:
- Biz okumadan âlim, yazmadan kâtip olmanın büyük ustalarıyızdır Anamızdan doğar, her şeyi biliriz O hâlde öğrenmeye ne hacet
Teşhisim mübalâğalı gibi görünür ama, içindeki hak payı bana inanınız büyüktür
Öğrenci okumuyor Öğretmen okumuyor Gazetecisi okumuyor Aydını okumuyor Politikacısı okumuyor Doktoru, avukatı, hâkimi okumaktan alabildiğine kaçıyor O zaman hangi Türkçe? O zaman hangi dil, hangi Ebed- Müddet’in beka şartı
Daha ağır bir tespit:
- Türkçe’yi sadece yüz elli kelimenin içinde konuşmak, bir kültür marifeti sayılıyor Dikkat ediniz, gün geçtikçe konuşmayan ve konuşmayı fuzulî bir gayret sayan insanlar hâline geliyoruz Hani Avrupa’da mağazalarda satılan, tercüme makineleri var ya Onlara döneceğiz yakında Bu inkârcılığın sonu bir yere varmaz Tehlikeyi şimdiden görmüş olabilsek Hiç değilse, geç kalmış olmaz, sonunda başlarımızı yumruklamaya sebep olacak sancılardan kurtulmuş oluruz



yesim434 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-26-2010, 03:56 AM   #5
Kullanıcı Profili
Tek Tabanca
 
yesim434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.036
Konular: 614
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Puan Grafiği
Rep Puanı:14
Rep Gücü:4
RD:yesim434 is on a distinguished road
Ek Bilgiler
Standart


Bir Hazine ki
Vakit vakit günlük köşe yazarı olduğum gazetede, deyimlerimizin zenginliğini tekrarlamamı isteyen genç öğretmenlerden mektuplar alıyorum Belli ki susuzlar Ama Türkçe’mizi yaşatacak ve lâyık olduğu zirveye oturtacak olan yine onlar
Geçenlerde sadece “El” kelimesi üzerinde yazayım dedim, sütunumun geometrik muhtevası kâfi gelmedi Bakınız burada vereyim:
El açmak Eli ağır işi pâk olmak Elden ağıza yaşamak Eli ağzında kalmak Ele alınır olmak Elini tutmak El altından Eli armut devşirmiyor ya Elde avuçta bir şey kalmamak Elde avuçta nesi varsa El ayası Eli kolu bağlı olmak El ayak çekildi Eline ayağına düşmek Eli ayağı düzgün Eline ayağına sarılmak Elini bağlamak Eline bakmak El basmak Eli bayraklı El bebek gül bebek Eli belinde El benim etek senin El bezi Elini bırakıp ayağını, ayağını bırakıp elini öpmek El birliği Eli boş Eli böğründe kalmak Eli ve eteğine çabuk El çabukluğu El çekmek Elden çıkmak El çırpmak Ele güne karşı Eli daldan kaymak El damarlı yaprak El değmemiş Ellerin dert görmesin Elini dişlemek Elinde doğmak El döğüşü Elden düşme Eli düzgün Elinde ekşimek El elde, baş başta El elden üstündür, arşa varıncaya kadar El el üstünde kimin eli var El eli yur, el de yüzü El emeği Eli ermez, gücü yetmez Elini eteğini çekmek El etek çekildikten sonra El ense çekmek Eline eteğine doğru El etek öpmek Eline eteğine sarılmak Elinden geleni ardına koymamak El hamuru ile erkek işine karışmak Elden gel bakalım Eli genişlemek Ele avuca sığmamak Elden hibe Elinden kuş bile kurtulmaz Eli kalem tutmak Elinden kaza çıkmak Eli koynunda kalmak Eli böğründe kalmak Elinin körü Eli kulağında Eli maşalı Eli nurdan kopsun El öpmekle ağız aşınmaz El pençe dîvan durmak Elimi sallasam ellisi Eli sopalı Eline su dökebilmek Eli tartısız El ulağı Elinle ver, ayağınla ara Elini veren kolunu alamaz Eli vergili Bir eli yağda bir eli balda Elim yakanda Ellerim yanıma gelecek Eli yatmak El yordamı ile Eli yüzü düzgün
Sadece “El kelimesi” üzerinde yine sadece bazı deyimleri verdim yukarıdaki satırlarda Ya diğer kelimeler Ya o deyimler bolluğu ve hazinesi
-Türkçe dar çerçeveli bir dildir, diyor bazıları Milyon kere yalandır Ben ki, Türk Dili ustası ve uzmanı değilim, ben farkındayım bu ihtişamın Ve hocaları, üstadları
Ama hüner, bunları bellemek ve benimsemek
Yukarıdaki deyimlerin çoğunu bir başka veya hayran olduğumuz yabancı dile çeviremezsiniz, mümkün değildir Türkçe’mizdeki ifade bolluğu, başka hiçbir dilde, böylesine bir cilveleşme güzelliğine sahip değildir
Peki Ya Gerçek
Avrupa’da ve hele hele Almanya’da Türkçe’miz üvey evlât bile değilHorlanan öksüz bir eski akraba sankiPırıl pırıl öğretmenler var Çoğu genç Genç olduğu içindir ki, daha yetişmeleri gerek Ama buradaki okullarda Türk öğrenci, Türkçe dersine ister girer, ister girmez Öğretmen verdiği ödevin getirilmesini isteyemez Çocuğuna not verip yönetemez de Zaten isteseniz de istemeseniz de, bir kültür erozyonu içindeyiz buralarda İşçilerimizin hasta olanları var Size anlatırken “Krank’a çıktım” diyorlar Türkiye’ye izne gidişin adı “Urlaub Sezonu” olmuş İş yerinden izin aldığı gün size”Bugün frei’im” diyorlar
Ya okunan kitaplar Yılda bir defa kitap fuarları açılıyor Bereket, bol bol dinî kitaplar Ya kültür eserleri? Onlar “Gaybub” Hemen hemen her kitaplıkta bir Mehmet Akif, bir Necip Fazıl, bir Peyami Safa, bir Atsız, bir Sepetçioğlu var Cemil Meriç’in nefis eserleri raflarda bekleşiyor
-Hiç olmazsa, Ömer Seyfeddin’in bir eserini alınız Onar kişilik gruplar yapınız Bir ders okuyanlar, diğer bir gün okuduklarını anlatsınlar Öbür ekip, aynı şeyi tekrarlasın Hem kelime hazineleri genişler, hem Türkçe’nin güzelliklerine aşina olmanın yollarını bulurlar
Beş seneye varıyor, bu sözleri söylediğim Kimse umursamadı Ve evlerde, derneklerde ve cami kitaplıklarında, ilgisizliğin, nankörlüğe dönüşümü yüzünden ağlamaklı kitaplar Yani, zavallı perişan ve ihmaline bile ağlayamayan Türkçe’miz
Aynı dert başka dillerin de başında Bakıyorum Fransızlar ve İngilizler, gençlerin dillerini unutmakta olduklarından şikâyetçiler Demek ki, dert sadece bize özgü değil Ama, bizdeki yıkıntı onlarda yok Günlük gazetelerin kültür ve edebiyat ilâveleri onar on beşer sahifelik Tirajları yüz binlerin üzerinde France Litteraire, bir edebiyat dergisi İki yüz bin satışı var Bonn istasyonunda, kurulduğu köşede bana fiyaka yapmasına nasıl bozuluyorum bir bilseniz
Sevinmek İçin
Aklımız otuz sene sonra başımıza gelmiş olsa bile, bir hayır vardır Buradaki dernekler, gençler bazı mahallî gazeteciler ve dilini, dinini ve milliyetini kendilerine bayrak yapmış çocuklar, güzel gayretlerin içindeler Aralık ayında Amsterdam Türk Kültür Merkezi nefis bir yarışma açtı Başkan Ahmet Ceyhan ve İbrahim Çitil ve arkadaşları Avrupa’da Türk Kompozisyon Yarışması açtılar Sevgili Mehmet Doğan, Türkiye’den gelmişti jüriye katılmak için Ben hayretler içinde nefis kompozisyonlarla karşılaştım Öğretmenler, (gencecik hanım ve delikanlılar) yazı Türkçe ve edebiyat meraklıları hiç beklemediğim bir nefaset demeti vermişlerdi Şimdi ödül alanların çalışmalarının yayınlanacağı kitabın hazırlığı yapılıyor Bana buraya telefon edip, bir önsöz yazmamı istediler Yazmaya çalışacağım Yeni yarışmaları bekleyerek ümitleniyorum
Yoksa bu kısırlık içinde Yoksa Türkçe’mizi böylesine ihmal faciasının muhtevasında ve aydınların ve görevli olmaları gerekenlerin günlük endişelerinin ve çıkarlarının peşinde koşuşmaları sonucu kaybedeceğimiz hayalime gelmemişti
Türkçe’yi böylesine horlamanın sonunda, dışarıdan Türkçe hocası getirmeye muhtaç olmamızdan korkar hâldeyim
Bir Yabancı Türkçe Dostu
Bütün Avrupa üniversiteleri Türkoloji enstitüleri ile donanmış gibi Güzel ve metotlu bir çalışmanın içindeler Ama, ne var ki, Türkçe’nin ana vatanındaki kısırlık ve kuraklık buralara da tesir etmiş Kitaplıklarını geziyorum Hemen hemen bütün edebiyatımız, raflarda mevcut Genç Türk ve yabancı öğrenciler de, gayret içinde çalışıyorlar Hocalar Türkçe’nin üç bin yıllık tekâmülünü belgeleri ile anlatıyorlar Ve elbette güncel ağırlık bugünün Türkçesinde Gençleri, kitaplıklarında çalışırlarken izlemeye çabalıyorum Gerçekten ciddîler Elbette telâffuz farklılıkları ve sevimlilikleri var Ne var ki en kısa zamanda hatalarını düzeltmek merakındalar
Burada, size içinizi pek açamayacağına inandığım bir haber vereyim derim Bir bakıma Türkoloji fakültelerinin ve dallarının istatistikî bilançosu
Bu bölümlerde okumakta olan yabancı ve Türk öğrenciler var, dedim ya Sınavlarda en düşük notu alanlar çokluk bizim çocuklar Neden?
Bir yetkili çıksa da, gelip burada, galiba anavatanda da olduğu gibi “Türkçe jenosid”ini bir ele alsa
El mutlaka elden üstündür dedik ya
O sebeple söylerim bunları



yesim434 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
atatürk, dili, dİlİ, ile, ilgili, söyledikleri, sÖyledİklerİ, türk, İle, İlgİlİ

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:20 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
2008-2010 ©Türkü Dinle Her Hakkı Saklıdır.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410